Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bunun Adı Bedelli Askerlik Değil, Para Karşılığı Askerlikten Kurtulmadır

Bunun Adı Bedelli Askerlik Değil, Para Karşılığı Askerlikten Kurtulmadır28 Kasım 2011 Pazartesi 00:12

Hükümetin “Bedelli Askerlik Yasa Tasarısı” henüz belli olmadan 18 Kasım 2011 tarihinde konu ile ilgili yayınlamış olduğum yazımda; “kamuoyunun vicdanını incitmeyecek bir bedelli askerlik kanunu çıkarılmalıdır,

uygulamada 30 yaşın üzerine çıkılmasının ve bedelin yüksek tutulmasının hukukun genellik ilkesine aykırı olacağını” dile getirmiştim.

          Kanun tasarısı 22 Kasım 2011 tarihinde Başbakan’ın imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulmuş ve 24 Kasım 2011 günü Millî Savunma Komisyonunda görüşülerek kabul edilmiştir. Basın ve yayın organlarından izlediğimiz kadarıyla, özellikle Anayasa değişikliği ile ilgili konularda aydınların, STK’lerin ve vatandaşların görüşlerine önem verdiğini iddia eden AKP, Milli Savunma Komisyonunda bu görüşleri ve muhalefetten gelen önerileri hiç dikkate almamış ve en iyisini ben bilirim (bu memlekete komünizm gelecekse de biz getiririz – görüşünde olduğu gibi) edasıyla ve jet hızıyla tasarıyı komisyondan geçirmiştir.

          Ben hukukçu değilim, fakat tasarıda kanun tekniğine uymayan bazı hususların bulunduğu kanaatindeyim. Bunların neler olduğunu tasarı aynıyla kanunlaştığı takdirde, Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra sizlerle paylaşacağım.

          Tasarını özünün maddi gelir elde etmek olduğu, bunun da tamamen yurt içindeki zengin ve yurt dışında bulunan vatandaşlarımızdan alınmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Belirli bir seviyenin altında geliri olanların ise silâhaltına alınması tasarlanmıştır. Yani hükümet bir kez daha fakir fukaranın, garip gurebanın yanında yer almayıp tercihini zenginlerden yana kullanmıştır.

          Yurt içindeki vatandaşlarımız için tasarlanan 30 bin TL bedel oldukça yüksek bir bedeldir ve bizim tahminimizin iki katıdır. Zorunlu askerliğin bedeline paha biçilemez, bunu erkek vatandaşlarımızın, gençlerimizin hemen hemen tamamı gururla ve herhangi bir karşılık beklemeden yerine getirmektedir. Yasal haklarını kullanarak belirli bir yaşa gelmiş, iş güç kurmuş insanlarımızın bu beklentilerini karşılamak amacıyla çıkarılması düşünülen kanun, bu haliyle çıkması durumunda, kanaatimce ancak memleketin en zengin %20’lik kısmına hitap edecek, geriye kalan %80’lik kısım ise istedikleri halde sadece ekonomik nedenlerle bedelli askerlikten yararlanamayacaklardır. Bu kanunun amacı bedelli askerlik yapılması olması gerekirken yapılmaması sonucunu doğuracaktır ki bunun için kanun çıkarmaya gerek yoktur. Kanun çıkarmadığınız sürece herkes zaten gidip normal askerliğini yapacaktır.

          Mevcut duruma göre yurt dışında bulunan vatandaşlarımız Dövizle Askerlik hizmetini 5112 Avro ödemek ve 21 günlük temel askerlik görevini yaparak askerlik hizmetini yerine getirmektedirler. Böyle olduğu halde çoğunluğu Avrupa ülkelerinde bulunan vatandaşlarımızın bir kısmı bu ülkelerdeki işsizlik veya ekonomik krizler sebebiyle temel eğitimlerini yaptıkları halde bedelin bir kısmını ödeyememeleri nedeniyle kapsam dışına çıkarılmakta ve Dövizli Askerlik hakkını kaybetmektedirler. Tasarı ile bedel miktarı 10 bin Avro ile yaklaşık iki katına çıkarılmaktadır. Bu miktar da yurt dışında bulunan ve zor şartlar altında geçimini sağlamaya çalışan vatandaşlarımız için oldukça yüksek bir meblağdır.

          Tasarı ile bedelli askerlik uygulaması ile toplanacak paraların “….şehit yakınları, gaziler, özürlüler, muhtaç erbaş ve er aileleri, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup vazife malûlleri ile emniyet hizmetleri sınıfına mensup vazife malûllerine yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerinde” kullanılması öngörülmektedir. Anayasamızın 61. maddesinde “Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.” denilmektedir. Bu hüküm gereğince Genel Bütçeden bir miktar ödenek ayrılmaktadır. “Özürlüler” ibaresi maddeye neden sıkıştırılmıştır? Bu hüküm acaba bedelli askerliği istemeyenleri susturmak amacıyla mı kanun metnine konulmuştur? Böyle olmadıysa, önümüzdeki yıl bu kalemden bütçeye konulan payın azalmaması ve bedelli parasının ilavesiyle söz konusu kişi ve grupların önceki yıllara göre daha fazla maddi yardım ve destek almaları gerekir. Bunların böyle olmayacağını düşündüğümden dolayı elde edilecek gelirler doğrudan Genel Bütçeye aktarılsa daha etik olurdu diye düşünüyorum. (Deprem vergileri ve Halen alınmakta olan İstanbul Kültür Başkenti vergi ve harçlarının kullanım şekli böyle düşünmeme dayanak teşkil etmektedir.)

          Askerlik Kanunu incelenip bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tüm hükümlerinde vatandaşlarımızın doğum yılı esas alınmıştır, kişinin hangi ayda veya günde doğduğunun herhangi bir önemi yoktur. Tasarının 4. Maddesiyle eklenen Geçici 46. Maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ….30 yaşından gün almış ….yükümlüler ….askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.” denilmektedir. Bu ibarenin Askerlik Kanununun ruhuna aykırı olduğunu değerlendirmekteyim. Bu konunun “01 Ocak 1983 tarihinden önce doğanlar” şeklinde değiştirilmesi uygun olacaktır.

          Temel eğitimin kaldırılması ise tasarının en sürpriz maddesidir. Her konuda 80 yılda yapılmayanları yapmakla övünen Hükümet bu konuda da 80 yılda yapılmayanı yapmakta kararlı ve ısrarcı görünmektedir. Temel eğitimin kaldırılmasını ise uzun zamandır Türk Milletinin bağrından çıkmış Ordumuz ile halkımızın arasını açma çabalarının son halkası olarak değerlendiriyorum.

          Birçok kişi “mahkeme kararıyla yaşımı büyütsem bedelli askerlikten faydalanabilir miyim?” diye sormaktadır. Askerlik Kanununun 81. maddesi “Askerlik çağına girdikten sonra yaşlarını değiştirenlerin yaşlarında yapılan değişikliğin askerliklerine tesiri yoktur.” hükmünü içermektedir. Dolayısıyla 20 yaşına girildiği yılın Ocak ayının birinden itibaren yapılan yaş düzeltmeleri askerlik işlemleri açısından geçersizdir. Örneğin, 01 Ocak 2012’de askerlik çağına girecek olan 1993 doğumlu bir vatandaşımız 31 Aralık 2011 tarihine kadar yaşını büyütür veya küçültürse bu geçerli olur. Ancak 01 Ocak 2012’den sonra yaşını değiştirirse yeni yaşı ne olursa olsun o vatandaşımızın askerlik işlemleri 1993 doğum üzerinden işlem görür.

          Bu hafta TBMM’de görüşülecek olan tasarıda Milletimizin vekilleri tarafından aşağıdaki değişikliklerin yapılması kamu vicdanını rahatlatacaktır kanaatindeyim. Kanun parası olanı askerlikter kurtarma şeklinde olmamalı, parası olmayana da bedelli askerlikten yararlanma imkânı vermelidir. 

          1.       Bedelli Askerlikteki bedel miktarının hakkaniyet ve genellik ilkesine uygun olarak makul bir seviye olan 15.000,00 TL’ye çekilmesinin, yaş sınırının 28’e veya 29’a indirilmesinin (yaş konusundaki teklifim, öğrencilik hakkının 29 yaş sonuna kadar olmasından ve bu nedenle tecilli olan vatandaşlarımızın da kapsamdan faydalanmaları gerektiğini düşünmemdendir.),

          2.       Dövizle Askerlik konusundaki değişikliklerin iptal edilerek, Dövizle Askerlik kapsamında olan (veya çeşitli nedenlerle bu kapsamdan çıkarılmış) vatandaşlarımızın kendi isteklerine göre herhangi birinden faydalanmalarının sağlanmasının,

          3.       Her iki uygulamada da Temel Eğitimin kaldırılmaması, herkesin mutlaka temel eğitime tâbi tutulmasının sağlanmasının,

          4.       Yaş konusundaki, kanunun yürürlüğe girdiği tarih yerine “01 Ocak 1985 tarihinden önce doğanlar” gibi yaş bütünlüğünü koruyacak ve Askerlik Kanunun ruhuna uygun bir ifadenin kullanılmasının,

          5.       Uygulamadan elde edilecek gelirin Genel Bütçeye aktarılmasının,

          uygun olacağını değerlendirmekteyim.

          Herkese iyi bir hafta diliyorum.

Okunma Sayısı: 9181
© 2011 Ali Türkmen
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim